AĞZIMIZA COP SOKTULAR

Falakalar, dayaklar, hangi suçtan neden yargılandığını bilmeden geçen onca yıllar. 12 Eylül 1980 askeri darbesinde mağdur olan kesim arasında yer alan dönemin ülkücü grubunda olan Orhan Gündoğdu, yaşadıklarını insanın kanını ve gözlerini doldurur ifadelerle anlattı.

Tarih 12 Eylül 1980. Yaşanan olay askeri darbe. Sonuç ise yargısız infazların, nedensiz göz altıların yaşanması.

O günlerde henüz 19 yaşında olan Orhan Gündoğdu da dönemin etkilerini ne yazık ki çok derinden hissedenlerden.

Anayasal düzeni bozmaktan yargılanan Gündoğdu, gözaltı süresince 100-150 cop yesek seviniyorduk diyerek, yaşanan olayın o günkü boyutlarını gözler önüne serdi, “Mamak Cezaevi’nde yatan sağcı-solcu hepsi, gördüğü işkencelerin haddi hesabı yok. Günde 100-150 tane cop yediğimizde, ‘az dayak yedik’ diye sevinirdik. Suçumuz neydi? Kafamızı ya tam yukarı dikeceğiz, ya tam aşağı eğeceğiz. Sabit bir şekilde duramıyorsun, sağa-sola bakamıyorsun, yasak. Yani bu bir gerekçeydi.”

Günü geldi dayaktan kurtulmak için bayılmış numarası yaptım diyen Gündoğdu, “8-10 yıl sene cezaevinde kaldım, sonra beraat ettim o yılların hesabını kim verecek” dedi ve ekledi; “Ben gözaltına alındığım gün, adamın adını bilmiyorum ama bir astsubay Ordu’da şuan ki Atatürk Kültür Merkezi’nin olduğun Jandarma Karakol’uydu. Oranın bodrumunda bir dayak yedim. Vallahi bayıldım numarası yaptım kendimi öyle kurtardım. Biz bunları anlatmıyoruz. Anlatmamız gerek aslında. www.orducu.com En büyük işkence görülen yerlerden birisi Mamak Cezaevi’ydi. Orada bir yığın insan öldürüldü. İşte ilk idama giden Erdal Eren ve Mustafa Pehlivanoğlu, oradan alıp idama götürdüler. Yaşı tutmayan, kemik yaşı tutmayan mahkeme kararıyla kemik yaşı büyütülen, bir takım gerekçelerle ihtilaldan sonra hemen idama götürüldüler. Bunları hiç kimse dile getirmiyor. Mamak’a vardığımızda aslanların bir kafese tıkıldığını düşünün. Kalın demirlerle hayvanat bahçesinde aslanların koyulduğu bir yer görürsünüz. Tıpkı öyleydi. Nizamiyeden içeriye giriyorsunuz karşınızda iki tane kafes, askerler başınızda hadi bakalım, rap-rap yapıyorsunuz. ‘sen gel bakayım, aç elini 20 cop, ‘sen gel bakayım, aç elini 30 cop’ burada psikolojik olarak bitiriliyorsunuz. Mamak Cezaevi’ne girdiğinizde 10 yemekler, her şeyiniz o kafesin içinde. Yemekler belli, taşlı, mercimek çorbaları, ıspanak yemekleri, dişleriniz kırılıyor. Vallahi dişleri kırılan arkadaşlarımız oldu. Orda 10 gün kalıyorsunuz ve psikolojik olarak bitiyorsunuz zaten. Ben şuanda sabıkasızım, ben şuanda suçsuzum. hiçbir cezam yok, Yargıtay’dan beraat ettim. Düşünebiliyor musunuz? İnsan 8-10sene cezaevinde kalıyor ve Yargıtay’dan beraat ediyor. Kim verecek bunun bedelini?”

Yaşanan olaylar ve geçen 10 yıllık mahkûm hayatı yüzünden eğitim hayatının da sekteye uğradığını ifade eden Gündoğdu, “hukuk fakültesi okuyup hukukçu olacakken, çiçekçi oldum” dedi. Mamak Cezaevinde yapılan, kendilerine dayatılan görüşleri de eleştiren Gündoğdu, “Mamak Cezaevi’nde 7 yıl bir fiil sabah Atatürk anıtıyla kalktık, akşam Atatürk’ün ilke ve inkılâplarıyla yattık. www.orducu.com Sabah-akşam. Daha Atatürk sevgisi mi kalır bizde? Bizi ırkçılıkla suçladılar, sabahtan akşama kadar, ‘ne mutlu türküm diyene, ne mutlu türküm diyene, her Türk asker doğar’ yani ırkçılıkla suçlanan insanlara akşama kadar bunlar söyletildi. Ama bunları söyleten kişiler ırkçı olmuyorlar.”

Gündoğdu’nun bu saatten sonra anlattıkları ise insanın kanını dondurur cinstendi. “Kafamızdan su döküp ceryan verdiler” diyen Gündoğdu, “acımız hafiflesin diye haykırmak istedik bize bu zevki dahi yaşatmadılar” diyerek, “biz öyle şeyler yaşadık ki. Türk polisi diyoruz, Türk askeri diyoruz. Ama Türk askeri bizi çırılçıplak soyup bilmem ‘sana şunu yapacağım, bunu yapacağım’ gibi hakaretlerle, üsten aşağı kafamızdan suyu döküp, her tarafımızdan ceryanlar verdiler bunlar bize. Bülent Arınç diyor ki, BDP’liler için ‘bunlar işkence gördü, düşman olmayıp ta ne yapsınlar? www.orducu.com Bende olsam bende dağa çıkardım’ ben dağa çıkmadım ya. Bizde işkence gördük. İnanın hüngür hüngür ağladığım zamanlar oldu. Bağırmayalım diye ağzımıza copu büküyorlardı. Bize bağırma zevkini bile yaşatmadılar. O işkenceyi görürken en azından bağırıyorsun, acın biraz hafifliyor. Haykırma zevkini bile yaşatmadılar. O copu büküp, ağzıma sokup, sesimi kestiler.”

O günlerde yapılan yargılamaları eleştiren Gündoğdu, “yargılanmaları gerekir. Yargılanmaları adil midir, değil midir bunlar konuşulabilir. Ama ister 80 yaşına gelsin, ister 90 yaşına gelsin, 12 Eylül’de 80-90 yaşında insanlar nasıl hapse sokulduysa, gözaltına alındıyla bu insanlarda hesabını versin. Ben mahkemede anayasayı kaldırmaktan yargılandım ve cezalandırıldım, Yargıtay’da beraat ettim. Bakın anayasayı değiştirmek ve anayasal düzeni bozmaktan yargılandım. Peki, beni anayasal düzeni bozmaktan yargılayanlar insanlar anayasayı ne yaptılar? Hepsini silip-süpürüp yeni bir anayasa yapmadılar mı? Sonra da kendilerine göre bir anayasa yaptılar. Yargılansınlar. Ben yargılanmalarını istiyorum. En azından mahkeme o sandalyelerinde onları görmek istiyorum” şeklinde konuştu.

orducu.com

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>